Bir çift gözdür insan, bir bakış, bir nazar!
Sonsuzluktur insan, yeteneklerinin, isteklerinin ve yapabileceklerinin sınırı olmayan. Akıldır insan, soran, arayan, keşfeden, ulaşan.
Doğum tarihi ve doğum yeriyle başlar insanların hayat hikâyesi. Onunki bir çift yeşil göz ile başladı. O, gözleri ile insanların kalbini görebiliyordu.
Ama bunu fark etmesi epey zaman aldı. 1955 de Urfa'da dünyaya geldi. İlk, orta ve lise öğrenimini sarı rengin hakim olduğu, 55 C sıcaklığın
hüküm sürdüğü Urfa’da tamamladı. Faruk Saraç "Güneş sarı, başak sarı, toprak sarı" olarak hatırlıyor o günlerini.
1973 yılında İstanbul’a ayak bastığında, Urfa Spor, Tophane Tayfun, Konya Spor Ereğli, Adanaspor derken Beşiktaş’a transfer olmuş ünlü bir futbolcuydu.
Futbol kariyerini Karagümrük Spor Kulübü’nde oynadığı dönemde menüsküs nedeniyle noktaladı.
Marmara Üniversitesi İngilizce Bölümü’nde okurken Osman Bey’de bir akrabasının yanında kumaşlarla ve renklerle tanıştı. 1980 yılında üniversiteden mezun olduğunda aynı zamanda mağazacılığı tanımış ve yolunu seçmişti. 1981 yılında Kadıköy Opera Çarşısı’nda Butik Faruk olarak ilk mağazasını açtı. Bu tarihten itibaren titiz, özenli ve yenilikçi yapısıyla tasarım çalışmalarına da başladı. Erkek giyimde renk çeşitliliğini de öne çıkardı.
1987 yılına geldiğinde 6 mağazası vardı. Ve adını markasına taşıyarak yoluna Faruk Saraç olarak devam etti.
Türkiye deki “ilk erkek modacı” olma özelliğini taşıyan Saraç’ın sanat, spor, siyaset ve iş dünyasının önemli isimlerinin yer aldığı geniş bir müşteri yelpazesi vardır.
Saraç’ın erkek giysilerini renklendirmesi Faruk Saraç ve tasarımlarını sadece Türkiye değil, dünya moda çevrelerinde aranılan ismi yaptı.
Türkiye’nin erkek modasına alışılmamış renkleri kazandıran Faruk Saraç şimdi de moda dünyasına Tematik Defileler kavramını armağan ediyordu.
Mesleğini sanatçı kişiliğiyle birleştirdiği SARI ZEYBEK koleksiyonunu 10 Kasım 1998 yılında Atatürk’ün 60. ölüm yıldönümünde Dolmabahçe Sarayı’nın muayede salonunda muhteşem bir defileyle aydınlandı. Atatürk, yaşamı boyunca giydiği, gençliğini, cesaretini, dehasını, aklını ve ince zevkini yansıtan kıyafetleriyle yeniden Dolmabahçe’deydi. Büyük beğeni toplayan bu defile başta Anıtkabir olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanında tekrarlandı.
150’nin üzerinde plaket alan ve defile yapan Faruk Saraç 7 kez MGD tarafından yılın moda ödülüne layık görüldü.
Moda alanındaki bu başarısının ardından kendi adını taşıyan moda okulunu kurdu. Faruk Saraç sadece bir marka olarak değil, bir okul olarak yaşamalıydı. Deneyimlerini gelecek nesillere bir okul çatısı altında aktarmalı, insanların kalbine dokunmayı bilen modacılar yetiştirmeliydi.
Bursa’da 19. YY’ da kurulan, Fabrika-i Hümayun binası, uzun ve zorlu bir restorasyon süreci sonunda bu amaca hizmet etmek üzere Faruk Saraç Tasarım Meslek Yüksek Okulu olarak eğitim ve öğretim dünyasında yerini aldı.
Faruk Saraç hayatının her döneminde sonsuz evrende her insanın bir anlamı, bir işlevi olduğuna inanmıştı. Şimdi hayatına ve meslek yaşamına baktığında kurucusu olduğu okulun kapısından içeri adımını her attığında, geleceğin modacısı olacak, bugünün gençlerinin karşısına her çıktığında, hayatına daha fazla anlam kazandırmış olmanın gururunu yaşıyor.
DAHA ATILACAK ÇOK ADIM VAR...






















